yahoo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yahoo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Yok mu Google'a bir rakip?

Google, kendisini internet dünyasının en tepesine koyup, yerini sağlamlaştırdığından beri doğal olarak onu yerinden etmek isteyen de çok oldu. Yahoo ve Microsoft ikilisi adaylardan en güçlüleri gibi ön plana çıksalar da, benim gözümde Facebook, yaptıklarıyla ve vizyonuyla Google'a rakip olabilecek tek şirket.
Dünyanın en popüler siteleri sıralamasında Alexa'ya bir göz atalım;

1.Google
2.Yahoo
3.Facebook
4.Youtube
5.Windows Live
6.Wikipedia
7.Blogger
8.Microsoft Network (MSN)
9.Yahoo Japonya
10.Baidu

İlk 10 sitenin 3'ü farklı Google siteleri. Farklı diyorum, çünkü listede farkettiyseniz, Yahoo ve Yahoo'nun Japonya sitesi, Windows Live ve MSN gibi yapı olarak çok da farklı olmayan siteler var. Ancak Google, arama motoruyla, video sitesiyle (youtube) ve blog sitesiyle (blogger) ilk 10'da yerini korumuş. Kısacası, Google üç farklı alandaki üç farklı siteyle ilk 10'da iken, Yahoo ve Microsoft kendi başlarına kalmışlar.
Facebook, görüldüğü gibi üçüncü. Facebook'un Yahoo'yu yerinden edeceği günler de gelecek.
Yahoo, bir içerik ve e-mail sitesi olarak uzun yıllar milyonlarca kişinin internetteki ilk adresi oldu. Ancak içerik trendi değişti, e-mail adresi alternatifleri arttı. Hatırlayalım, Gmail çıkıp, her e-mail adresine 2 gb'lık kota verdiğinde, Yahoo bizi 100 mb'a hapsetmişti. Gmail şu anda Microsoft'un e-mail servisleriyle birlikte Yahoo'nun en büyük rakibi ve Yahoo'nun bu konudaki liderliğinin çok uzun sürmeyeceği kanaatindeyim.
Microsoft, Windows ve Office ile elde ettiği monopolün tadını yıllarca çıkardı ancak zamanla durum değişti. Önce Windows'a karşı Linux gibi ücretsiz ve açık kaynak kodlu işletim sistemleri ortaya çıktı, sonra Office'e karşı Google ücretsiz Speadsheets'i yayınladı. Google, önümüzdeki yıllarda Chrome OS'yi yayınladığında artık Microsoft için bazı şeyler köklü olarak değişmeye başlamış olacak. Microsoft'un bu iki kalesinin yanında başarılı ürün ve hizmetleri var tabi, hakkını yemeyelim. Sıkı bir play station kullanıcısı olmama rağmen, okuduğum yorumlarda ve tecrübe eden arkadaşlarım tarafından XBOX'ın fiyat&performans açısından en iyi konsol olduğu söyleniyor. MSN de şu anda dünyada en çok kullanılan anlık mesajlaşma programlarından birisi.
Temmuz 2008 rakamlarına göre dünyanın hangi bölgelerinde hangi anlık mesajlaşma programının kullanıldığı istatistiğini görebilirsiniz.

MSN dışında, özellikle Windows 7'nin performansı son aylarda sıkça konuşuluyor. Önceki versiyonların aksine RAM'den çok az kullanarak hızlı açılan, üzerinde birçok programın rahatça kullanılmasına imkan veren bir Window yaratılmış. Beta haliyle bile kullanıcıları fazlasıyla tatmin etmiş görünüyor.
Microsoft ve Yahoo'nun en büyük problemi, hala vizyonlarının ve dinamizmlerinin Google ve Facebook'la yarışamayacak kadar geride olması. Microsoft, hizmetlerinin kalitesini yükselttiği gibi fiyatlarını da düşürmek zorunda. Aksi takdirde kullanıcıların diğer hizmetlere yönelmesi an meselesi. Yahoo, e-mail hizmetiyle oluşturduğu kitlesini daha iyi yönetmeli ve farklı açılımlarla (social networking, video, resim, blog vs. vs.) yerini kuvvetlendirmeli. Sadece e-mail ile, platform içeriği ile başarının sürdürülebilir olacağına inanmıyorum açıkçası. Facebook, yaptığı son hamlelerle ne kadar vizyonlu olduğunu çoktan ispatladı. Rusya pazarına girmek için aldığı yatırım, anlık arama ve durum paylaşımı konusunda en iyi hizmetlerden birisi olan FriendFeed'i alarak ileride bu konunun daha çok önem kazanacağına olan inancı, kurduğu ekibi ve yaptıklarıyla Google'ın en sağlam rakibi olarak görünüyor. Hangi rakip geleceği daha iyi görürse ve ona göre doğru hamleleri yaparsa, o biraz daha Google'a yaklaşır. Aksi takdirde, uzun yıllar kimse Google'ın yanına bile yaklaşamaz.

18 Kasım 2008 Salı

...ve Yahoo pişman...

Microsoft'un Yahoo'ya yaptığı teklif ile ilgili birçok yazı yazdım, ve gördüm ki, ben yazmaktan sıkıldım, onlar konuyu sonlandıramamaktan sıkılmadı, ben de yazı yazmaktan vazgeçtim. Ancak bu haber ile birlikte yazdığım yazılar aklıma geldi ve fikirlerimi bu konu sonuçlanmadan son bir kez burada paylaşmak istedim.
5 Mayıs 2008'te yazdığım bu yazıda şu şekilde bir ifade kullanmışım;
"Düşüncelerimde az da olsa haklı çıkarsam Yahoo Microsoft'un bu teklifine olan tutumu konusunda pişman olacaktır."
Yukarıdaki haberde de belirtildiği üzere Jerry Yang hatasını kabul edercesine Microsoft'un Yahoo'yu alması gerektiğini belirtmiş ve yerine bir halef arayışına girmiş. Bu konuda Microsoft nasıl bir yol izleyecek göreceğiz, ancak iki önceki yazımı göz önünde bulundurmak gerekirse, Microsoft'un bu fırsatı iyi düşünmesi ve planlarını yeniden gözden geçirmesi gerekebilir. Yahoo mu? Yahoo artık kendine daha iyi bir alıcı bulana kadar Microsoft'un keyfini bekleyecek. Yoksa, elinde bulunan gücü de zamanla kaybetmesi kaçınılmaz.

Jerry Yang'in konuyla ilgili yazısını buradan okuyabilirsiniz.

16 Kasım 2008 Pazar

Microsoft ve İnternet

Microsoft bildiğimiz gibi Windows serisinin üreten, dünyadaki bilgisayarların büyük bir kısmında hüküm süren pencereleri yaratan şirket. Windows dışında dos, linux, unix, MAC OS gibi işletim sistemleri olsa da en yaygın olarak kullanılanı Windows ve Windows'un son sürümü hepimizin bildiği gibi Vista. Vista geçtiğimiz senelerde çıkmış olmasına rağmen henüz istenilen performansa ulaşamadığından olsa gerek, bu sürede yeni bilgisayar almamış herkesin bilgisayarında hala XP kurulu ancak yeni bilgisayarlar artık sadece Vista uyumlu geliyor.
Microsoft, kurulduğu yıllardan bugüne kadar sadece Windows ile ilgilenmedi. Office'i üretti ve Word,Excel ve Powerpoint birer efsaneye dönüştü. Özellikle de Excel'in marifetleri saymakla bitmez sanıyorum. Onun dışında bize online tarafta da ürünler sunmaya devam etti Microsoft. Live Search ve MSN Messenger Microsoft'un online mecrada en çok kullandığımız iki ürünü olarak ön plana çıkıyor.
Heyhat, Microsoft'un bu gelişimi, bilişim dünyasının genel gelişimine pek ayak uyduramadı. Yahoo çıktı, Google çıktı ve son yıllarda Facebook kendini gösterdi (her ne kadar Microsoft, sitenin ufak bir hissesine sahip olsa da). Yahoo çıktı en iyi e-mail hizmetini vereceğini duyurdu, Microsoft Hotmail ile cevap vermeye çalıştı. Google çıktı en iyi arama sonuçlarını vereceğini duyurdu, Microsoft Live Search ile cevap vermeye çalıştı. Facebook dünyanın en geniş sosyal ağı olacağını gösterdi, Microsoft önce sitenin hisselerinin bir kısmını satın aldı, şimdi de bu haberde öğrendiğimiz üzere Windows Live'i bir sosyal ağa dönüştürmeye çalışacak.
İşletme Mühendisliğinde okuduğum yıllarda bize öğretilenlerin başında "geleceği görebilmek" geliyordu. Geleceği görebilen yönetici, fırsatları değerlendirebilir, tehditleri bertaraf edebilir. Tıpkı Turkcell'in internetin gelişimini görerek aksiyon alması, tıpkı Google'ın mobil dünyadaki gelişimi görerek ve Apple'ın iPhone ile elinde toplayacağı gücü farkederek kendisinin de bir telefon üretmesi ve mobil işletim sistemi çıkarması gibi. Ancak Microsoft geleceği sanıyorum Windows'tan sonra bir türlü göremedi. E-mail hizmetinde, arama motorunda, sosyal ağlarda..Nedense offline mecranın bileği bükülmez devi, online mecrada hep en iyi ikinci olabildi en fazla. Bunun nedeninin Microsoft'un kendi bünyesinde internete bu süreçte daha az önem verdiği mi, yoksa kendisine fazla güvendiği mi bilmiyorum ama Yahoo'yu almak için verdikleri uzun mücadele aslında internetin öneminin geç de olsa farkına vardıklarını gösteriyor.
Microsoft, bence, hali hazırdaki teknolojiler ve markalar ile ilgilenmekten ziyade, kısa ve orta vadede trendin nasıl şekilleneceğini öngörebilirse, elindeki (windows, office, msn messenger ile yarattığı) hatrı sayılır gücü kullanarak internet dünyasında da adını sağlamlaştırabilir, diğer hiçbir sitenin yönetim kurulunun 45 milyar dolarlık teklifini kabul etmesini beklemeden.

4 Ağustos 2008 Pazartesi

Intel, HP ve Yahoo 'Cloud Computing' için birleşti

Intel, HP ve Yahoo'nun birlikte bir proje üzerinde çalışması, zaten başlı başına bir olayken, bu projenin farklılığı belki de ilgiyi biraz daha arttırıyor. Google'ın da üzerinde çalıştığı (sanıyorum IBM ortaklığı ile) Cloud Computing, geleceğin önemli yapıtaşlarından birisi olarak görülüyor.
Peki Cloud Computing nedir? Biraz teknik bir konu olduğu için, yaptığım araştırmalardan anladığımı sizinle paylaşacağım. Cloud Computing aslında internet bağlantısıyla bilgisayarların tek bir merkezde toplanması anlamına geliyor. Yani sizin bir bilgisayarınız var ve biraz günü geçmiş bir bilgisayar olsa da internet bağlantınızla bağlanacağınız bu merkez sayesinde, bu merkezin server ını işlemcisini, ram ini, yazılımlarını herşeyini belli bir ücret karşılığında kullanabiliyor hale geleceksiniz. Bu şekilde elinizdeki ortalama bir bilgisayarla, yüksek verimde ve kalitede hizmet alıyor olacaksınız.
Dediğim gibi bu şimdilik bir proje. Öncelikle araştırmacılara ve bilim adamlarına açık olacak. Zaten keşfedilen sıradışı hizmetlerin öncelike bilime sonra ortalama kullanıcıya ulaştığı birçok kez görüldü. Bilim adamlarının ve araştırmacıların bu sistemi kullanarak daha etkin hale getireceğini, ortalama kullanıcıya son ve en iyi haliyle Cloud Computing hizmetinin ulaşacağını düşünüyorum.
Bu sistemin hayata geçmesindeki en önemli engel, internet bağlantısı olacaktır. Kurulacak küçük ağlarda bu problem fazla yaşanmayacaktır ama ağ genişledikçe bu ihtiyaç orantılı bir şekilde artacaktır.Dünyada hizmetin yaygınlaşması uzun zaman alacaktır. Bu hizmetin Türkiye'ye gelişi ise daha sonra olacaktır. Henüz Türkiye'deki bağlantı hızlarının Amerika'nın çok altında olduğunu ve internetin bile henüz tam anlaşılamadığını düşünürsek, bu gelişim için uzun yıllara ihtiyacımız olduğunu söyleyebiliriz.
Peki Intel, HP ve Yahoo neden bu işe girme kararı aldılar ve beraber hareket ediyorlar? Aslında beraber hareket etmelerinin en temel nedeni, her birisinin bu proje içindeki rollerde en iyilerden olması. HP bilgisayar sistemlerinde, Intel bu sistemler içindeki işlemcide, Yahoo ise ağ içindeki yazılım (web sitesi ve hizmetlerinde) dünyanın en iyilerinden. Bu şekilde güçlerini birleştirip, bu sistemi en iyi şekilde tasarlamak istiyorlar. Sonuç olarak kurulacak bu sistem, bir nevi Intel-HP-Yahoo tekeli olacak ve kendi ağları içinde bir Microsoft olacaklar. Yapacakları uygulamalar ve verecekleri ekstra hizmetlerden TTNet'e ADSL için ödediğimiz hizmet bedeli gibi ücret alacaklar.
Yukarıda bahsettiğim konular bir projenin ve detaylarının sadece şu an için görünen hali. Belki buz dağının altı yoktur, belki de tahmin ettiğimizden de büyüktür.

Konuyla ilgili çıkan haberler;
HP, Intel and Yahoo Team Up In The Clouds
Gartner Says Cloud Computing Will Be As Influential As E-business
IBM, Google, Universities Combine 'Cloud' Forces

5 Mayıs 2008 Pazartesi

Fazla naz aşık usandırdı

Microsoft, Yahoo için yaptığı meşhur 45 milyar dolarlık teklifini geri çekti. Teklifi verdiği dönemde 1-2 hafta süre tanıyan Microsoft, şansını sonuna kadar zorladı diyebiliriz aslında. Gidip gelen yazışmalar, tehditler, diğer şirketlerle yapılan flörtler, bu dönem içinde Yahoo'nun beklenenden daha yüksek gelir rakamı açıklaması vs. Hiçbirşey ne Microsoft'un teklifini ne de Yahoo'nun bu teklife olan tutumunu değiştiremedi. Yahoo, teklifin verildiği ilk günden beri rakamın düşük olduğu yönünde diretti, Microsoft ise bu tekliften daha iyisini kimsenin veremeyeceğini belirterek tabir-i caizse "Yahoo 50 milyar dolarlık bir siteyse bile, bunu verecek kimse olmadığı için benim teklifime mahkumsun" demeye getirdi. Aslında ben hala teklifin gayet makul olduğunu düşünüyorum. Yazılarımda Yahoo'nun özellikle internetteki varlığı ve gelir modeli düşünüldüğünde geleceğinin bulanık olduğunu ifade etmiştim. Düşüncelerimde az da olsa haklı çıkarsam Yahoo Microsoft'un bu teklifine olan tutumu konusunda pişman olacaktır.
İnternet dünyası, aslında markalaşma ve markayı sağlamlaştırmak için oldukça elverişli bir mecra. Düşünüldüğünde Microsoft'un bu kadar parayı Yahoo'ya ödemesinden ziyade, Live.com'u "canlandırıp" bir Yahoo yapmayı deneyebilir veya yepyeni bir markayı devleştirebilir. Microsoft elindeki ürünü markalaştırabilecek, kabul ettirebilecek o kadar araca sahipken (Windows, Office, MSN messenger, .Net vs.) Yahoo'nun bu tutumunu kendisine gelmesi açısından bir fırsat olarak görmelidir. Yahoo neden Yahoo'dur? Neden Google bu kadar sevilmektedir? düşünmelidir ve ona göre hareket etmelidir.

İlgili yazılar;
Microsoft Yahoo için 45 milyar dolar ödemeye hazır...
Yahoo, Microsoft'un teklifini red etti!
Yahoo'ya düşünmesi için 3 hafta
Yahoo ve diğerleri
Tepede rüzgar sert esiyor

21 Nisan 2008 Pazartesi

Fortune 500'deki internet şirketleri

Fortune her yıl yaptığı Fortune 500 araştırmasının 2008 yılı sonuçlarını açıkladı. Wal-Mart (hipermarketler zinciri) 378,799 milyar dolarlık cirosuyla birinci olurken, 372,824 milyar dolarlık cirosuyla Exxon Mobil (petrol - akaryakıt) ikinci, 210,783 milyar dolarlık cirosuyla Chevron (akaryakıt - enerji) üçüncü oldu. Tabi bu araştırmanın bizi ilgilendiren kısmı bilişim şirketleri, parametreyi daha da daraltırsak bizi daha çok ilgilendiren internet şirketleri.
Türkiye'de internet şirketi kavramına henüz alışamamış olsak da, bu şirketler sektör olarak internet hizmetleri ve perakende sektöründe anılıyor. Bu sektörün devlerinin sıralaması ise Fortune 500'de şu şekilde gerçekleşmiş;

SıralamaŞirket2007 yılı Gelir2007 yılı Kâr
1Google16,594 milyar $4,203 milyar $
2Amazon.com14,835 milyar $476 milyon $
3Liberty Media9,482 milyar $2,114 milyar $
4eBay7,672 milyar $348,3 milyon $
5Yahoo6,969 milyar $660 milyon $


Liderliği uzun süredir olduğu gibi yine Google almış. Google'ın %25 olan kârlılık oranı sektörel ortalamanın çok çok üstünde. Amazon.com, Google'dan sonra ikinciliği almış ancak eBay ile birlikte en düşük kârlılık oranlarına sahip. Amazon.com'un kârlılık oranı %3 civarında iken, eBay'de bu oran %4,5 civarlarında (Mert Canlı Blog | Online alışveriş mi açık arttırma mı?). Liberty Media, adına çok fazla aşina olmadığımız bir şirket ancak sahip olduğu web siteleriyle ciddi bir gelir rakamına ulaşmış görünüyor. Daha da önemlisi gelirinin önemli oranını kâra dönüştürebilmiş (kârlılık oranı %22 civarında). 5. likte ise Yahoo'yu görüyoruz.
Yıllık gelir bize şirketin yapısı ve büyüklüğü açısından faydalı bilgiler veriyor ancak bu gelirlerin kâra dönüştürülmesi daha önemli. Düşünüldüğünde yukarıdaki şirketler tarafından en azından orta vadede kâra dönüşecek yatırımların yapılmış olması da muhtemel (bu da şu anki masrafları arttırıp, kârlılığı düşürüyor doğal olarak). Google, hem ciro hem kârlılık bakımından en güçlü internet şirketi olarak öne çıkıyor. Liberty Media adını ise ileride sıkça duyabiliriz. Amazon.com, bir e-perakende sitesi olarak masraflarını kısma imkanı çok fazla yok aslına bakarsanız (alınan malın maliyeti üzerinde Amazon.com'un kısıtlı kontrolü), ancak operasyonel anlamda verimlilik sağlanırsa kârlılık kesinlikle pozitif yönde etkilenecektir. eBay'in ise açık arttırma sitesi olarak operasyona yoğun olarak masraf yaptığını söyleyebiliriz. Bu masrafın kısılması nispeten Amazon.com'a göre daha zor gibi görünüyor. Bu nedenle, eBay gelir modelini biraz daha geliştirebilirse, hali hazırda katlandığı operasyonel maliyeti karşılayacak ek gelirler yaratabilirse üst sıralarda kendine yer bulacaktır. Yahoo ise son günlerde sektörün devlerinin kıskacında ve rakamlar incelendiğinde gördüğü ilginin hakkını fazlasıyla veriyor.

2008 yılı Fortune 500; Internet Services and Retailing

11 Nisan 2008 Cuma

Tepede rüzgar sert esiyor

Yahoo'nun Microsoft'un teklifini red etmesinden sonra her gün yeni bir gelişme, yeni bir iddia ortaya çıkıyor. Dün ekonomi haberlerinin başlıklarında yine Yahoo vardı. Yahoo, bu sefer AOL ve Google ile yaptığı görüşmelerle gündeme oturdu. Google ile 2 haftalık deneme reklam ortaklığı projesini yürütmeyi planlayan Yahoo için AOL ile yapılan görüşmeler şimdilik daha dikkat çekici. AOL da Yahoo gibi bir internet portalı olarak hizmet veriyor ve bir Time Warner şirketi. Microsoft ise bu gelişmeler karşısında sessiz kalmadı ve NewsCorp ile MySpace için görüşmelere başladı. Görünen o ki, web dünyasının büyümesi ve yeni fırsatlar yaratması, devlerin de iştahını kabartıyor. Henüz internette etkin olarak rol alamamış olan Microsoft'un, Facebook'la başlayan ve verdiği tekliflerle devam eden girişimleri bu gelişmelere açık bir örnek olarak gösterilebillir.

8 Nisan 2008 Salı

Yahoo ve diğerleri

Yahoo, Microsoft'un verdiği 3 haftalık süreyi tabir-i caizse umursamayarak, teklifi yeniden red etti. Yahoo'dan yapılan açıklamada teklifin düşük olduğu belirtildi. Ancak hissedarlar hala tedirgin, Yahoo'nun geleceğinden şüpheli ve Microsoft'un bu baskısı sonuçsuz kalırsa Yahoo, alacağı kararları iki kere düşünmek zorunda kalacak.
Yahoo bildiğimiz gibi şu anda en iyi e-mail hizmeti veren sitelerden birisi. Ancak popüleritesi sadece e-mail hizmetinden kaynaklanmıyor. Son yıllarda birçok alanda hizmet veren bir platform haline geldi. Haberler, finans sayfası, oyunları, messenger ı ve diğer tüm yan hizmetleriyle son yıllarda dünyanın en çok ziyaret edilen ilk 3 sitesi arasında yerini korudu.
Bu noktada düşünülmesi gereken aslında, Web 2.0'ın bu denli yaygınlaştığı, kullanıcıların internette daha fazla "var olmaya" başladığı bu dönemde Yahoo'nun
yeri garanti mi? Ya da başka bir deyişle, Yahoo'nun sunduğu bu hizmeti ve daha fazlasını sunacak bir platform ortaya çıkamaz mı? Kanaatimce, önümüzdeki yıllarda Yahoo'nun koltuğu sallanacak. Yahoo denince rakiplerinden Google, dolaylı rakiplerinden Microsoft (MSN, Hotmail, Live, Facebook) gibi dünya devleri akla geliyor. Kıyasladığımızda ise iki büyük devi de domine eden belli ürünleri veya özellikleri var. Mesela Google, arama motorunda rakipsiz, daha iyisi şimdilik yok ve bu özelliğini bir kaldıraç etkisi olarak kullanarak birçok alana yatırım yapabiliyor. Microsoft ise Windows ve Office gibi dünyanın büyük kısmının hergün kullandığı ürünleri satıyor. Bu özelliğiyle ayakları yere sağlam basıyor da diyebiliriz.
Durum böyle olunca Yahoo, yerini sağlamlaştıracak bir gücü elinde bulundurması gerekiyor. Şimdiye kadar bu güç e-mail gibi görünse de önümüzdeki yıllarda kullanıcıların interneti daha yoğun kullanmaya başlamalarıyla birlikte kişiler e-mail adreslerini değiştirebilir, farklılaştırabilirler. Aslında bu noktada belirtmek gerekir ki, Gmail ve Hotmail ne kadar yatırım yaptılarsa Yahoo'yu yerinden edemediler. Hotmail'dan ziyade Gmail bu konuda Yahoo için daha ciddi bir rakip olarak görülüyordu ve ilk defa sağladığı yaklaşık 2 gb alan ile aslında ayak seslerini duyurdu. Nedendir bilinmez, ister kullanım açısından ister kalite açısından, ister Google'ın yeterince yatırım yapmaması diyelim adına, Gmail bir türlü istenilen seviyeye ulaşamadı. Nitekim, Gmail logosunun yanında hala Beta yazıyor, henüz tümüyle yayına geçmedi.
Gmail önümüzdeki yıllarda pazarda daha etkin hale gelir mi, Google Gmail'a yatırım yapar mı, bekleyip göreceğiz. Ancak Google veya bir başkası Yahoo'nun elindeki bu gücü alabilir ve Yahoo geriye dönüp baktığında Microsoft'un teklifine yaptıları reddi bir pişmanlık olarak görebilir.

6 Nisan 2008 Pazar

Yahoo'ya düşünmesi için 3 hafta

Microsoft'un Yahoo için yaptığı yaklaşık 45 milyar dolarlık teklif, hala dünya ekonomi çevrelerinin yoğun ilgi gösterdiği başlıklardan birisi. Microsoft, teklifini hala geri çekmedi ve Yahoo'nun yatırımcılarının konuyla ilgili yaptığı baskı düşünülürse Yahoo için zorlu bir değerlendirme süreci başladı diyebiliriz. Microsoft, teklifi son olarak değerlendirip, kendilerine dönüş yapmaları için Yahoo yönetimine 3 hafta süre verdi. Microsoft CEO'su Yahoo yönetimine gönderdiği mektupta teklifin gayet makul olduğu, Yahoo'nun bu teklifi daha ciddi değerlendirmesi gerektiğini vurgulamış. Yahoo yönetimi ise acele ederek "kötü" bir teklife evet demek istemiyor. "Kötü" aslında nisbi bir ifade bu teklif için. Burada kastedilen, teklifin tüm detaylarıyla incelenip değerlendirilmesi. Bahsi geçen site dünyanın en popüler sitesi diyebileceğimiz e-mail pazarının hakimi Yahoo olduğu için Yahoo yönetimi için "evet" veya "hayır" kararı vermek pek kolay olmadı. Microsoft'un verdiği bu 3 hafta ise daha derin ve detaylı düşünüp karar vermeleri için son şans.

18 Şubat 2008 Pazartesi

Yahoo, Microsoft'un teklifini red etti!

Aşağıdaki haberde Microsoft'un Yahoo'ya yaptığı teklifi sizlere aktarmıştım. O yazıyı yazdığımda Türk kaynaklarda henüz bu haberle ilgili bir yazı bulunmuyordu. Sonrasında tabi gündeme bomba gibi düştü. (Webubble.com un wordpress e aktarımı biraz zaman alacağı için bu süre zarfında burada yazılarıma devam etmeye karar verdim)
Microsoft'un Yahoo için yaptığı 45 milyar $ lık teklif Yahoo tarafından red edildi. Yahoo, biçilen değerin biraz daha yükseltilmesi gerektiğini savundu ancak Microsoft yetkilileri konuyla ilgili "bu tekliften daha iyisini kimse yapamaz" yorumu yapmıştı önceleri. Bu yorum da Microsoft'un bir adım daha atmak için pek hevesli olmadığını gösteriyor.
Microsoft'un bu teklifi piyasalar tarafından spekülatif algılandı. Ancak bu teklif, Microsoft'un hisselerinin Aralık ayının ortalarından itibaren başlayan düşüşüne dur diyemedi. Microsoft'un bu hamlesi Google tarafından sert tepkiyle karşılaştı. Google Microsoft'u interneti himayesi altına almaya çalışmak ile suçladı. Teklifin internetin geleceği açısından kaygı verici olduğunu belirtti. Aslında bu tavır çok da sürpriz sayılmaz. Google gibi arama motoru pazarının %70 ine yakın payını elinde bulunduran bir dev, Microsoft gibi (Yahoo'yu alarak) pazar payını %30 a çıkarmış rakip istemiyor.
Her dev gibi Google'ın da liderlikten inme korkusunu bu şekilde görmüş olduk. Aslında bu ve benzeri hamleler Google'ın da kendini ve yerini sorgulaması açısından güzel.


Kaynak;
Google: Microsoft's Yahoo Bid "Troubling"

14 Ocak 2008 Pazartesi

Dünyanın en popüler sitesi; Yahoo!

Google, Facebook, Youtube, Msn gibi devlerin arasından sıyrılan ve en tepeye yerleşen siteden bahsetmek istiyorum bugün. Yahoo! 1995'te Stanford Üniversitesinden mezun Jerry Yang ve David Filo tarafından kuruldu. 2000'lerdeki internet balonun patlamasından etkilenmeyerek günümüze kadar başarıyla varlığını sürdürdü. 12 yıllık serüvenin aslında iki amiral gemisi e-mail hizmeti ve arama motoru. Her ne kadar Google arama motoru pazarının tartışmasız lideri olsa da Yahoo, bir internet platformu olarak ayda çektiği yüz milyonlarca kullanıcı sayesinde arama motorundan ciddi kârlar elde etmektedir. Yahoo! mail, games (oyunlar), news (haberler) gibi sıradan bir internet kullanıcısının ihtiyaç duyabileceği herşey Yahoo! bünyesinde mevcut.
Yahoo özellikle son yıllarda Google ile kıyasıya rekabet içinde. Aşağıdaki grafikten de görülebileceği gibi Google son aylarda arayı iyice kapatmış görünüyor. Yakın gelecekte Google Yahoo'yu geride bırakabilir.

Yahoo'nun iki ana gelir kalemi mevcuttur. İki kalem de tek bir çatıda toplanmaktadır; reklam. Bu kalemlerden birisi arama motorudur. Tıpkı Google adwords gibi Yahoo da arama sonuçlarının sağ kısmında ödemeli reklamlar göstermektedir ve tıklama başına ücret almaktadır. Sistem tümüyle Adwords ile aynı olmayabilir. Ancak görünüm ve gelir kalemi açısından büyük benzerlikler gösteriyor.

Yahoo'nun bir diğer gelir kalemi ise anasayfa ve alt sayfalarda gösterilen reklamlar. Banner şekilde ve flash olarak hazırlanmış bu reklamlar yerel olarak da değişmektedir. Örneğin, Türkiye'den bir ip ile Yahoo mail a girmiş bir kişi türkçe banner görmekte iken, diğer ülkelerde bu reklamlar farklı dillerde ve farklı içerikte gösterilmektedir. Ayrıca bazı kısımlarda sponsorluklar da bulunmaktadır( Yahoo News kısmında Scottrade'i görebilirsiniiz). Bu reklam ve sponsporluk anlaşmaları şüphesiz sayfa görüntüleme sayısı ile bağlantılı olarak yapılmakta ve ödenen meblalar bu çerçevede belirlenmektedir. Ancak özellikle son yıllarda Ajax'ın web sitelerinde aktif olarak kullanılması bu durumu biraz etkiledi. Yahoo da bu durumdan etkilenen sitelerin başında geliyor. Sitede bazı kısımlar Ajax kullanılarak kodlanmış. Durum böyle olunca, sayfa yenilenmeden yapılan işlemler sonucunda sayfa görüntüleme etkilenmekte ve rakamlar bu doğrultuda değişmektedir. Bu konu, Yahoo ve diğer tüm Ajax kullanılan siteleri olumsuz yönde etkilediğinden başta Interactive Marketing Bureau(İnteraktif Pazarlama Bürosu) olmak üzere bazı kurumlar ve siteler Ajax kullanılan sitelerde sayfa görüntüleme sayısının daha doğru saptanması üzerine çalışmalar yapmaktadır.
Yahoo Mail ise dünyada en çok kullanılan e-mail sağlayıcılarından birisidir. Kullanıcılar çok önceden aldıkları bu hesabı birçok kişi ile paylaştıklarından genelde değiştirmeyi düşünmemektedir (insanların cep telefonu numaralarını değiştirmek istememeleri gibi). Bu durum aslında Yahoo'nun en güçlü yönünü oluşturuyor. Zayıf yönü ise sanırım arama motorunda Google'a kaptırdıkları büyük dilim. Son yıllarda internetin büyük bir hızla genişlemesi sonucu ortaya çıkan 'ilintili ve verimli' sonuçlar veren arama motoru ihtiyacını Yahoo henüz karşılayamamış görünüyor. Ayrıca son yılların en popüler web girişimlerinden olan, sosyal ağ pazarında da Yahoo henüz kendine sağlam bir yer edinemedi. (Google -> Orkut.com; Microsoft ~küçük hissedarı da olsa~ -> facebook). Yahoo'nun değerlendireceği fırsat ise sadık kullanıcıları. Bu kullanıcıları biraz daha ücretsiz içeriğine yönlendirip, reklam üzerinden kâr elde etmeyi amaçlar ise Google karşısında daha sağlam durabilir. Tehdit ise hiç şüphesiz Google ve Google'ın Yahoo'nun güçlü olduğu noktalara saldırma olasılığı (Gmail gibi.)
Şimdilik Yahoo internetteki liderliğini görkemli bir şekilde yaşamakta. Ancak bu avantaj nakite çevirilemediği sürece çok fazla bir anlam ifade etmiyor maalesef.

Kaynak;
Wikipedia.org
Alexa.com
WebProNews | Yahoo's Worth Called Into Question

30 Aralık 2007 Pazar

2007'nin en popüler siteleri

Halihazırdaki en güvenilir web istatistikleri kaynağı olan Alexa'nın verilerine göre eğer bu yazımı yazdıktan 1 gün sonrasına kadar bir sürpriz olmaz ise, 2007 biterken dünyada en çok ziyaret edilen siteler şu şekilde sıralanacak;
1. Yahoo.com : Sitenin en büyük kozu hiç şüphesiz, e-mail servisi. İnternet dünyasının ilk e-mail hizmeti sağlayıcılarından olan Yahoo, artık kendisini bir 'web platformu' olarak tanımlıyor. Sitenin içinde son dakika haberleri, magazin, spor, eğlence, mail, yahoo messenger gibi sayısız alt başlık bulunuyor. Son yıllardaki gelişimi göz önünde bulundurulduğunda ve dünyanın en popüler arama motoru Google'ı bile geride bırakması düşünüldüğünde, Yahoo'nun bu başarısı takdire şayan.
2. Google.com : Google hakkında çok fazla detaya inmeme gerek var mı bilmiyorum ama arama motoru denince akla ilk gelen site olması Google'ın bu 5-6 senelik gelişimini özetlemek için yeterince açıklayıcı olur. Bu yıllar içinde sürekli büyüyen Google, sadece arama motoru değil, birçok alanda kendini hissettirmeye başladı ve yakında masaüstü uygulamalarıyla birlikte online ve offline hizmette (Google Earth vs.)ismini daha da sağlamlaştıracak gibi görünüyor.
3. Live.com : Aslında Live.com'u bu sıralamaya almak biraz yanlış olur çünkü Live.com tüm gücünü Windows Live Messenger'dan alıyor. Windows Live Messenger her oturumu açtığında çıkan küçük pencere ile Live.com'a girmiş oluyorsunuz. Ancak bu browser ınızdan live.com yazmak ile aynı değil elbette. Live.com aynı zamanda arama motoru hizmeti de veriyor ancak bu hizmetin kullanım alanı ise yine Windows Live Messenger yüklü bir bilgisayarda internet explorer ın bulunamayan web sitesini live.com a yönlendirmesini kapsıyor. Tabi ki Live.com kullanan kullanıcı sayısı küçümsenecek bir rakam değil ancak bahsedilen durumlar Live.com üzerinde etkili olmasa sitenin ilk 10'a girebileceğini düşünmüyorum.
4. Youtube.com : Dünyadaki en popüler 4. site olma ünvanını sanırım Youtube fazlasıyla hakediyor. Verdiği kaliteli hizmet ve veritabanındaki milyonlarca video ile tam anlamıyla bir video ansiklopedisi görevini üstleniyor. Birçok konuyla çeşitli ülkelerde gündeme gelmiş (hatta yasaklanmış) olan Youtube, hatırlayacağınız gibi birkaç sene önce Google tarafından 1.6 milyar dolara satın alınmıştı. Youtube incelendiğinde, içeriğini kullanıcıların oluşturması ve kullanıcıların sitenin tüm işleyişinde başrolü üstlenmesi sebebiyle güzel bir Web 2.0 olduğu söylenebilir.
5. Msn.com : Live.com ile aynı yönde düşünülebilecek bir diğer site ise Msn.com.Ancak Msn.com biraz daha Yahoo'ya rakip gösterilebilir. Msn.com da bir 'web platformu' aslında. Nasıl ki, Yahoo.com yahoo messenger'ı yayınlıyorsa ve Yahoo Mail'ı kullanıyorsa; Msn.com'da msn messenger'ı yayınlıyor ve Hotmail'ı kullanıyor. Bu bağlamda incelendiğinde ve özellikle Msn Messenger'ın yıllardır yoğun olarak kullanılması sebebiyle Msn.com'un ilk 5'te kendine yer bulması normal karşılanabilir.

29 Aralık 2007 Cumartesi

Teknoloji dünyası için 2007: facebook.com

1 sene önce bir arkadaşımın daveti üzerine üye olduğum facebook'u daha ilk günden çok sevmiştim. Birçok farklı özelliği bünyesinde barındıran site hem gözü yormuyor, kullanımı rahat hem de kişisel gizlilik sınırlarını tümüyle kendiniz belirleyebiliyorsunuz. Bu noktada, Türkiye'deki diğer sosyal ağ (social network) sitelerini düşündüğümüzde (ki bu sitelerin en gözdesi Yonja.com idi) facebook'un çok daha farklı ve güvenilir olduğu söylenebilir. 'güvenilir' derken aslında şunu kastediyorum; facebook'taki network (ağ) sistemi sayesinde sahte hesapların açılması büyük oranda önlenmiş (tabi ki istisnalar var). Bir şirkette çalışıyorsanız, isminiz@sirketinizinadresi.com şeklinde mail adresiniz varsa ve şirketiniz facebook veritabanında kayıtlı ise, şirketinizin network'une üye olabiliyorsunuz. Bu network sayesinde, iş arkadaşlarınızı çok daha yakından tanıyabiliyor, iletişime geçebiliyorsunuz.
Bu ve bunun gibi facebook'u diğerlerinden ayırt eden birçok farklılık sayesinde, sitenin 2007 yılında popüleritesi en yüksek seviyeye ulaştı. Tabi bu durum, Google, Yahoo ve Microsoft gibi bilişim ve internet dünyasının büyük oyuncularının gözünden kaçmadı. Hatırlarsanız birkaç sene önce Yahoo, Mark Zuckerberg'i sabah saat 8 gibi aramış, yaklaşık 1 milyar dolarlık bir teklif sunmuş, bu teklif Zuckerberg tarafından reddedilmiş, gerekçe olarak ise sabahın çok erken saatinde rahatsız edilmesini göstermişti. Ancak 2007 yılı içinde Microsoft, facebook'un %2'ye yakın hissesini 240 milyon dolara satın aldı ve facebook'un piyasa değeri belli oldu: 15 milyar dolar.
BBC News Teknoloji ekibinden Jane Wakefield yılın en önemli teknolojik gelişmesi olarak facebook'u gösteriyor. Facebook'un özellikle iletişim alanında büyük yenilikler getirdiğini düşünen Wakefield, zaten internetin en önemli fonksiyonun iletişimi kolaylaştırmak olduğunu söylüyor ve bu noktanın iyi kullanıldığı için facebook'un çok sevildiğini vurguluyor. Ancak tek bir endişesi var, o da facebook'un anında mesajlaşma (instant messaging) programları gibi (msn, yahoo messenger, google talk vs.) bir müddet sonra yavanlaşması ve yenilikten uzaklaşarak tekdüzeleşmesi.

Kaynak;
BBS NEWS | Technology - The technology with impact 2007