Oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2008 Cuma

Amerika'nın bilmediğimiz en popüler siteleri

Türkiye'deki başarılı E-Ticaret sitelerinin büyük çoğunluğunun aslında Amerika'daki örneklerden feyzalınarak hayata geçirildiğini biliyoruz. Tümüyle modelin aynısı uygulayanlar, esinlenerek tasarlanan, üzerinde birkaç değişiklik yapılan siteler, hali hazırdaki sitelerin Amerika'daki meslektaşlarının yaptığı yenilikleri sitesine entegre edenler, Amerika'daki web dünyasının Türkiye'yi ne kadar etkilediğini açıkça gösteriyor. Her zaman söylediğim gibi Türkiye, Amerika'yı birkaç adım geriden takip ederken, Türkiye'deki yatırımcılar veya internet düşkünleri henüz keşfedilmemiş amerikan sitelerini de inceliyordur mutlaka.
Geçtiğimiz günlerde bu konu aklıma geldiğinde düşündüm, acaba Alexa'nın Amerika'daki ilk 100 sıralamasında bilmediğimiz, keşfedilmeyi bekleyen cevherler var mıdır diye. Aşağıda, Alexa'nın ilk 100'ünden seçtiğim siteleri kısaca inceledim, umarım en azından biraz fikir verir bize. (sitelerin başındaki numaralar, Alexa sıralamasını göstermektedir.)
11. Craigslist.org: Craiglist aslında internet dünyasına yakın olanlar tarafından bilinen bir site ancak yine de incelenmesinin faydalı olduğunu düşünüyorum çünkü tek bir kişinin (Craig Newmark) yarattığı öncelikle San Francisco için tasarlanan bu ilan sitesi kuruluşunun 13 yıl sonrasında Amerika'daki en popüler 11. site olması oldukça ilginç. Craigslist (Craig'in listesi) adından da anlaşılacağı üzere bir listeleme ve ilan sitesi. İlan vermenin ücretsiz olduğu sitenin aslında en önemli yani kullanımının rahat olması ve kişilere özgür bir ortam yaratması. Siteyi incelerseniz göreceksiniz ki, ev, araba, iş ilanlarının yanı sıra çok sıradışı ilanlar da gözünüze çarpacaktır. Craig Newmall, sitenin ticari olmadığını belirterek, güvenilirlikten ve samimiyetten ödün vermediğini gösterdi. Sitede şu anda herhangi bir reklam bulunmuyor. Siteyi yapan ve yöneten kişiler de bir nevi gönüllü olarak çalışıyorlar. Fontlar, görünüm ve tasarım açısından belki Craigslist'i sınıfta bırakabiliriz ancak Web 2.0 konusunda harika bir customer created content (kullanıcıları tarafından oluşturulmuş içerik) oluşturduklarını söyleyebilirim. Aslında Craigslist, kullanışlı ve insanlara ciddi faydalar sağlayan bir sitenin bir şekilde başarıya ulaşabildiğini bize ispatlıyor.
28. MapQuest.com: MapQuest bir harita sitesi. Google Maps, Yahoo Maps varken MapQuest de neymiş demeyin, MapQuest'in hizmetinin internet devlerinin yarattığı haritalardan aşağı kalır yanı yok. Site, tamamen haritalama üzerine yoğunlaştığı için, bu konuda çok ciddi işler yapmış olduklarını söyleyebilirim. İki noktayı işaretledikten sonra en kısa hangi yollardan bu iki yerin ulaşımının daha rahat olacağı, tüm mekan isimleri ve bu mekanlara atanmış etiketler, trafik bilgisi, oldukça detaylı harita gibi özellikleriyle MapQuest gerçekten de Amerikalılara güzel bir navigasyon hizmeti sunuyor. Sitenin gelir modeli reklam üzerine kurulmuş ve emin olmamakla birlikte site üzerinde yer alan bazı mekanları tıklayınca web sitelerinin linkleri çıkıyor, bazılarının çıkmıyor; bu tarz, link gibi mekan bazında da belli bir gelir modeli yaratmış olabilirler. Sitenin gözüme takılan en büyük sıkıntısı, sayfa üzerinde fazla reklam barındırması.
37. Pogo.com: Pogo.com bir online oyun sitesi. Bir oyun sitesi olarak 37. olması doğal karşılanmalı çünkü internette kullanıcılar oyun oynamayı seviyor. Online oyunların pazarlama açısından ne kadar önemli olduğunu ve bilgisayar oyun pazarını analiz ettiğim yazılarımı okumuştursunuz belki. Ancak sadece online oyun pazarı bile ayrı bir yazının konusu olabilir. Dünyadaki World of Warcraft, Hattrick.org, Travian gibi oyunları oynayan yüzmilyonları düşündüğümüzde aslında pazarın büyüklüğünü biraz olsun kavrayabiliriz. Pogo.com ise kart, masa oyunları gibi ailece oynanan popüler oyunları internet ortamına başarıyla taşımış en iyi sitelerden birisi olarak ön plana çıkıyor. Ancak benim Pogo.com'u bu yazıya taşımamın başka bir sebebi daha var: EA. Evet, EA (Electronic Arts - şu Fifa, NBA, NFS serilerinin yaratıcısı dünyanın en büyük bilgisayar oyunu şirketlerinden en şöhretlisi), Pogo.com'un sahibi ve sitenin en alt kısmında kendisini gururla sergiliyor. EA'nın logosunu görünce açıkçası şaşırdım ancak EA'nın online tarafta da offline tarafta olduğu gibi (bilgisayarlarımızda, konsollarımızdaki EA oyunları) fırsatları değerlendirdiğini görmek, EA'nın trendi ne kadar iyi analiz ettiğini gösteriyor. Zaten oyunlarında arttırdığı internet desteği, bu konudaki tavrını açıkça ortaya koyuyor. Küçük bir bilgiyle Pogo paragrafımızı kapatalım: 2001 yılının Mart ayında EA, Pogo.com'u 40 milyon dolar civarında bir mebla karşılığında satın almış.

Alexa.com'dan seçtiğim bu siteler, umarım bize biraz ilham verir. Çok farklı değil belki ancak hepsinin belli yönlerden çok güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Amerika'nın bilmediğimiz popüler sitelerini incelemeye bir sonraki yazımda devam edeceğim.

*Alexa sıralamaları yazının yazıldığı tarihte alınmıştır.

Yararlanılan kaynak;
Wikipedia.org

14 Temmuz 2008 Pazartesi

Bilgisayar oyunu pazarı analizi

Oyun eminim ki birçoğumuzun bilgisayar tuşlarına değme sebebidir. "Ders çalışacak oğlum" un arkasına gizlenen oyun merakı ve isteği sonucunda bilgisayar kullanıcıları, Doom'dan Heretic'e, Fifa98'den Age of Empires'a kadar yüzlerce oyuna binlerce saatlerini verdiler. Sadece bu oyunlar için bilgisayar alım gücünün zor olduğu dönemde internet cafe ler dolup taştı.
Oyun dünyası, bilgisayar içinde yaratılmış tam anlamıyla sanal bir dünyadır aslında. Oturup saatlerinizi harcadığınız bilgisayar ekranında bazen Ronaldinho ile gol atmaya, bazen Max Payne ile acımasız katilleri öldürmeye çalışırsınız.
İnsanların yıllarca bu kadar ilgi gösterdiği bir alanda tabi ki, ekonomik göstergeler oldukça ilgi çekici hale gelmeye başlıyor. Ntvmsnbc'de çıkan bir haberde ODTÜ'nün bilgisayar oyunu geliştirecek öğrenciler yetiştirmeye hazırlandığı belirtilmiş ve haberde sektörün dünya üzerindeki hacminin 40 milyar dolar civarında olduğundan bahsedilmiş. Türkiye, bilgisayarın herhangi diğer alanlarında kaldığı gibi bu sektöre de fazlasıyla seyirci kaldı. Yapılan bir iki amatör girişim dışında elle tutulur bir başarımız yok maalesef.
Bilgisayar oyunu derken tabi sadece 'bilgisayar'ın kendisinden bahsetmiyorum. Bu kategoriye Sony'nin Play Station'ını, Nintendo'nun Wii'sini ve Microsoft'un XBox'ını da katmamız gerekiyor. Dünya genelinde 30 milyondan fazla satılan bu makineler, kullanıcıların özellikle oyun oynamasına yönelik tasarlanıyorlar. Konsollar CD'yi yükleme, oyunun çalışıp çalışmaması, grafik kartı yetiyor mu endişesi vs den uzak bir oyun platformu sunuyor. Sonuçta bilgisayarlara rakip, oldukça güçlü oyun odaklı makineler evlerimizde televizyonlarımızın veya LCD'lerimizin altında yer edinmeye başlıyorlar.
İnternetin dünya genelinde oldukça yaygınlaşması ve birçok şeyi mümkün hale getirmesinin ardından oyunlar artık tek kişi veya iki kişilik olmaktan çıkarıp, 20-30 kişilik hale geldi. Online olarak bağlanılan server ile dünyanın diğer ucundaki biriyle PES oynayabilir hale geldik. Bunun yanı sıra WarCraft gibi online oynanabilen oyunlar, kullanıcılarını büyük oranda kendisine bağlamış ve tümüyle kendi içlerinde ayrı bir dünya oluşturmuşlar bile.Durum böyle olunca pazarlama açısından da oyunlar oldukça iyi bir kanal haline geldi. İnsanların dikkatle saatlerce baktıkları bir ekrandan kişilere marka algısı yaratabilecek bir çok mecra ortaya çıktı. Futbol oyunlarında reklam panoları, F1'lerde görünen tüm panolar, macera oyunlarında açılan sanal dükkanlar, sponsorluklar vs. gibi alanları kullanan markaların pazarlama departmanları artık iyiden iyiye bilgisayar oyunu dünyasını keşfetmiş durumdalar.
Bilgisayar denince akla ilk gelen olgulardan olduğunu düşündüğüm oyunların önemi bir an önce anlaşılmalı ve üzerinde çalışılmalı. Teknolojinin verdiği nimetlerden yararlanılarak Türkiye'den de çok kaliteli oyunların çıkabileceğini düşünüyorum, yeter ki isteyelim.

Ntvmsnbc.com'da konuyla ilgili olan haber;
Gelecek, bilgisayar oyununu bilenlerde...