microsoft etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
microsoft etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ekim 2009 Pazartesi

Microsoft Windows 7'yi piyasaya sürdü, peki başarı gelecek mi?

Windows 7, birçok uzman tarafından en iyi windows sürümü olarak kabul ediliyor. Birçok açıdan Vista'yı geçen 7, Vista'ya geçmek istemeyen XP'cilerin de gönlünü alacağa benziyor.
Techradar sitesinin yaptığı incelemede Windows XP, Vista ve 7, Performans, Ağ Bağlantıları, Güvenlik, Oyun, Taşınabilirlik (Mobility), Eğlence ve Güvenilirlik açılarından değerlendirilmiş.
Her kriter için yapılan puanlandırma şu şekilde oluşmuş;

-Perfomans
XP - 3,5/5
Vista - 3/5
Windows 7 - 4,5/5
-Ağ Bağlantıları
XP - 3,5/5
Vista - 3/5
Windows 7 - 4/5
-Güvenlik
XP - 3/5
Vista - 4/5
Windows 7 - 4,5/5
-Oyun
XP - 4/5
Vista - 3/5
Windows 7 - 4/5
-Taşınabilirlik
XP - 3,5/5
Vista - 2,5/5
Windows 7 - 4/5
-Eğlence
XP - 3,5/5
Vista - 4/5
Windows 7 - 3/5
-Güvenilirlik
XP - 3/5
Vista - 3,5/5
Windows 7 - 3/5

Görüldüğü gibi Windows 7 önceki iki versiyonu geçmiş diyebiliriz. Ürünün Home Premium fiyatı 200$.
Diğer tarafta Chrome OS işletim sistemi üzerine çalıştığını açıklayan Google var ve ürün büyük ihtimalle bedava olacak. Microsoft, browser savaşından mağlup ayrıldı. Firefox, Internet Explorer'ı geçti, Chrome'un geleceği de parlak görünüyor (istatistiklere buradan ulaşabilirsiniz). Browser konusunda yaşanan hayal kırıklığı Microsoft'a yeteri kadar ders olmuş mudur göreceğiz. Ancak şöyle bir fark var. Hali hazırda browser bir yazılım değil ve parayla satılmıyor. İşletim sistemi pazarında ise, henüz Microsoft için tehdit oluşturmayı başaramamış Linux ve üzerinde çalışılan Chrome OS var. Chrome, Google'ın desteğiyle Microsoft'a çok ciddi bir rakip olabilir ve kullanıcıların aklından kıyaslama yapma düşüncesi geçecek kadar Chrome performans açısından Windows'a yaklaşabilirse, bir tarafta 200$'lık Windows, diğer tarafta ücretsiz Chrome OS olacak. Tercih yapmak çok zor olmasa gerek.Microsoft'un kullanıcıları lisans parası vermeye zorlaması önümüzdeki dönemde Microsoft açısında çok ciddi sıkıntılar doğurabilir.

6 Eylül 2009 Pazar

Bing'e Facebook Desteği

Bing, bilindiği gibi Microsoft'un son arama motoru hamlesi. Ancak diğer denemelerinin aksine, bu sefer biraz kıpırdanma var sanki. Gelişmeler diğer çabalarının aksine olumlu yönde ilerliyor. Microsoft'un Facebook hamlesinden sonra, özellikle internette kendine sağlam bir yer edinme gayretinin en önemli parçası olarak görülen Bing, comScore'un Temmuz 2009 Amerika'daki arama motoru pazarına ilişkin raporunda gösterdiği gelişimi tescillemiş durumda. Bir önceki aya göre diğer arama motorlarına kıyasla pozitif büyüme kaydeden Bing'i (ya da genel olarak Microsoft'u) destekleyen önemli bir güç var; Facebook.com.
Facebook, geçtiğimiz dönemde arama algoritmasının değiştiğini ve daha verimli olduğunu duyurmuştu. Özellikle her kategori için ayrı ayrı listeleme mantıklı olmuş. Önceden hatırlayacağınız gibi herhangi bir arama yapıldığında önce kişiler, sonra fan page ler, en son gruplar sıralanıyordu ve eğer bir üst hiyerarşideki sonuçlar fazlaysa bir alttaki hiyerarşi grubundan arama sonuçlarının görünmesi oldukça güç hale geliyordu.
Bu kategorilerin en altına bir de Bing sonuçları eklenmiş. Messi diye aradığınızda en altta çıkan şu ekranın sonuçları Bing'den geliyor;Bu da Facebook'un arama konusunda Bing'e verdiği desteği gösteriyor. Sadece Microsoft'un elinde bulundurduğu küçük Facebook hissesi böyle bir desteğin kapısını açmaya yetmiş midir, bilinmez. Ancak bu desteğin hatrı sayılır bir etkisinin olacağını düşünüyorum.

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Yok mu Google'a bir rakip?

Google, kendisini internet dünyasının en tepesine koyup, yerini sağlamlaştırdığından beri doğal olarak onu yerinden etmek isteyen de çok oldu. Yahoo ve Microsoft ikilisi adaylardan en güçlüleri gibi ön plana çıksalar da, benim gözümde Facebook, yaptıklarıyla ve vizyonuyla Google'a rakip olabilecek tek şirket.
Dünyanın en popüler siteleri sıralamasında Alexa'ya bir göz atalım;

1.Google
2.Yahoo
3.Facebook
4.Youtube
5.Windows Live
6.Wikipedia
7.Blogger
8.Microsoft Network (MSN)
9.Yahoo Japonya
10.Baidu

İlk 10 sitenin 3'ü farklı Google siteleri. Farklı diyorum, çünkü listede farkettiyseniz, Yahoo ve Yahoo'nun Japonya sitesi, Windows Live ve MSN gibi yapı olarak çok da farklı olmayan siteler var. Ancak Google, arama motoruyla, video sitesiyle (youtube) ve blog sitesiyle (blogger) ilk 10'da yerini korumuş. Kısacası, Google üç farklı alandaki üç farklı siteyle ilk 10'da iken, Yahoo ve Microsoft kendi başlarına kalmışlar.
Facebook, görüldüğü gibi üçüncü. Facebook'un Yahoo'yu yerinden edeceği günler de gelecek.
Yahoo, bir içerik ve e-mail sitesi olarak uzun yıllar milyonlarca kişinin internetteki ilk adresi oldu. Ancak içerik trendi değişti, e-mail adresi alternatifleri arttı. Hatırlayalım, Gmail çıkıp, her e-mail adresine 2 gb'lık kota verdiğinde, Yahoo bizi 100 mb'a hapsetmişti. Gmail şu anda Microsoft'un e-mail servisleriyle birlikte Yahoo'nun en büyük rakibi ve Yahoo'nun bu konudaki liderliğinin çok uzun sürmeyeceği kanaatindeyim.
Microsoft, Windows ve Office ile elde ettiği monopolün tadını yıllarca çıkardı ancak zamanla durum değişti. Önce Windows'a karşı Linux gibi ücretsiz ve açık kaynak kodlu işletim sistemleri ortaya çıktı, sonra Office'e karşı Google ücretsiz Speadsheets'i yayınladı. Google, önümüzdeki yıllarda Chrome OS'yi yayınladığında artık Microsoft için bazı şeyler köklü olarak değişmeye başlamış olacak. Microsoft'un bu iki kalesinin yanında başarılı ürün ve hizmetleri var tabi, hakkını yemeyelim. Sıkı bir play station kullanıcısı olmama rağmen, okuduğum yorumlarda ve tecrübe eden arkadaşlarım tarafından XBOX'ın fiyat&performans açısından en iyi konsol olduğu söyleniyor. MSN de şu anda dünyada en çok kullanılan anlık mesajlaşma programlarından birisi.
Temmuz 2008 rakamlarına göre dünyanın hangi bölgelerinde hangi anlık mesajlaşma programının kullanıldığı istatistiğini görebilirsiniz.

MSN dışında, özellikle Windows 7'nin performansı son aylarda sıkça konuşuluyor. Önceki versiyonların aksine RAM'den çok az kullanarak hızlı açılan, üzerinde birçok programın rahatça kullanılmasına imkan veren bir Window yaratılmış. Beta haliyle bile kullanıcıları fazlasıyla tatmin etmiş görünüyor.
Microsoft ve Yahoo'nun en büyük problemi, hala vizyonlarının ve dinamizmlerinin Google ve Facebook'la yarışamayacak kadar geride olması. Microsoft, hizmetlerinin kalitesini yükselttiği gibi fiyatlarını da düşürmek zorunda. Aksi takdirde kullanıcıların diğer hizmetlere yönelmesi an meselesi. Yahoo, e-mail hizmetiyle oluşturduğu kitlesini daha iyi yönetmeli ve farklı açılımlarla (social networking, video, resim, blog vs. vs.) yerini kuvvetlendirmeli. Sadece e-mail ile, platform içeriği ile başarının sürdürülebilir olacağına inanmıyorum açıkçası. Facebook, yaptığı son hamlelerle ne kadar vizyonlu olduğunu çoktan ispatladı. Rusya pazarına girmek için aldığı yatırım, anlık arama ve durum paylaşımı konusunda en iyi hizmetlerden birisi olan FriendFeed'i alarak ileride bu konunun daha çok önem kazanacağına olan inancı, kurduğu ekibi ve yaptıklarıyla Google'ın en sağlam rakibi olarak görünüyor. Hangi rakip geleceği daha iyi görürse ve ona göre doğru hamleleri yaparsa, o biraz daha Google'a yaklaşır. Aksi takdirde, uzun yıllar kimse Google'ın yanına bile yaklaşamaz.

18 Kasım 2008 Salı

...ve Yahoo pişman...

Microsoft'un Yahoo'ya yaptığı teklif ile ilgili birçok yazı yazdım, ve gördüm ki, ben yazmaktan sıkıldım, onlar konuyu sonlandıramamaktan sıkılmadı, ben de yazı yazmaktan vazgeçtim. Ancak bu haber ile birlikte yazdığım yazılar aklıma geldi ve fikirlerimi bu konu sonuçlanmadan son bir kez burada paylaşmak istedim.
5 Mayıs 2008'te yazdığım bu yazıda şu şekilde bir ifade kullanmışım;
"Düşüncelerimde az da olsa haklı çıkarsam Yahoo Microsoft'un bu teklifine olan tutumu konusunda pişman olacaktır."
Yukarıdaki haberde de belirtildiği üzere Jerry Yang hatasını kabul edercesine Microsoft'un Yahoo'yu alması gerektiğini belirtmiş ve yerine bir halef arayışına girmiş. Bu konuda Microsoft nasıl bir yol izleyecek göreceğiz, ancak iki önceki yazımı göz önünde bulundurmak gerekirse, Microsoft'un bu fırsatı iyi düşünmesi ve planlarını yeniden gözden geçirmesi gerekebilir. Yahoo mu? Yahoo artık kendine daha iyi bir alıcı bulana kadar Microsoft'un keyfini bekleyecek. Yoksa, elinde bulunan gücü de zamanla kaybetmesi kaçınılmaz.

Jerry Yang'in konuyla ilgili yazısını buradan okuyabilirsiniz.

16 Kasım 2008 Pazar

Microsoft ve İnternet

Microsoft bildiğimiz gibi Windows serisinin üreten, dünyadaki bilgisayarların büyük bir kısmında hüküm süren pencereleri yaratan şirket. Windows dışında dos, linux, unix, MAC OS gibi işletim sistemleri olsa da en yaygın olarak kullanılanı Windows ve Windows'un son sürümü hepimizin bildiği gibi Vista. Vista geçtiğimiz senelerde çıkmış olmasına rağmen henüz istenilen performansa ulaşamadığından olsa gerek, bu sürede yeni bilgisayar almamış herkesin bilgisayarında hala XP kurulu ancak yeni bilgisayarlar artık sadece Vista uyumlu geliyor.
Microsoft, kurulduğu yıllardan bugüne kadar sadece Windows ile ilgilenmedi. Office'i üretti ve Word,Excel ve Powerpoint birer efsaneye dönüştü. Özellikle de Excel'in marifetleri saymakla bitmez sanıyorum. Onun dışında bize online tarafta da ürünler sunmaya devam etti Microsoft. Live Search ve MSN Messenger Microsoft'un online mecrada en çok kullandığımız iki ürünü olarak ön plana çıkıyor.
Heyhat, Microsoft'un bu gelişimi, bilişim dünyasının genel gelişimine pek ayak uyduramadı. Yahoo çıktı, Google çıktı ve son yıllarda Facebook kendini gösterdi (her ne kadar Microsoft, sitenin ufak bir hissesine sahip olsa da). Yahoo çıktı en iyi e-mail hizmetini vereceğini duyurdu, Microsoft Hotmail ile cevap vermeye çalıştı. Google çıktı en iyi arama sonuçlarını vereceğini duyurdu, Microsoft Live Search ile cevap vermeye çalıştı. Facebook dünyanın en geniş sosyal ağı olacağını gösterdi, Microsoft önce sitenin hisselerinin bir kısmını satın aldı, şimdi de bu haberde öğrendiğimiz üzere Windows Live'i bir sosyal ağa dönüştürmeye çalışacak.
İşletme Mühendisliğinde okuduğum yıllarda bize öğretilenlerin başında "geleceği görebilmek" geliyordu. Geleceği görebilen yönetici, fırsatları değerlendirebilir, tehditleri bertaraf edebilir. Tıpkı Turkcell'in internetin gelişimini görerek aksiyon alması, tıpkı Google'ın mobil dünyadaki gelişimi görerek ve Apple'ın iPhone ile elinde toplayacağı gücü farkederek kendisinin de bir telefon üretmesi ve mobil işletim sistemi çıkarması gibi. Ancak Microsoft geleceği sanıyorum Windows'tan sonra bir türlü göremedi. E-mail hizmetinde, arama motorunda, sosyal ağlarda..Nedense offline mecranın bileği bükülmez devi, online mecrada hep en iyi ikinci olabildi en fazla. Bunun nedeninin Microsoft'un kendi bünyesinde internete bu süreçte daha az önem verdiği mi, yoksa kendisine fazla güvendiği mi bilmiyorum ama Yahoo'yu almak için verdikleri uzun mücadele aslında internetin öneminin geç de olsa farkına vardıklarını gösteriyor.
Microsoft, bence, hali hazırdaki teknolojiler ve markalar ile ilgilenmekten ziyade, kısa ve orta vadede trendin nasıl şekilleneceğini öngörebilirse, elindeki (windows, office, msn messenger ile yarattığı) hatrı sayılır gücü kullanarak internet dünyasında da adını sağlamlaştırabilir, diğer hiçbir sitenin yönetim kurulunun 45 milyar dolarlık teklifini kabul etmesini beklemeden.

4 Ağustos 2008 Pazartesi

Intel, HP ve Yahoo 'Cloud Computing' için birleşti

Intel, HP ve Yahoo'nun birlikte bir proje üzerinde çalışması, zaten başlı başına bir olayken, bu projenin farklılığı belki de ilgiyi biraz daha arttırıyor. Google'ın da üzerinde çalıştığı (sanıyorum IBM ortaklığı ile) Cloud Computing, geleceğin önemli yapıtaşlarından birisi olarak görülüyor.
Peki Cloud Computing nedir? Biraz teknik bir konu olduğu için, yaptığım araştırmalardan anladığımı sizinle paylaşacağım. Cloud Computing aslında internet bağlantısıyla bilgisayarların tek bir merkezde toplanması anlamına geliyor. Yani sizin bir bilgisayarınız var ve biraz günü geçmiş bir bilgisayar olsa da internet bağlantınızla bağlanacağınız bu merkez sayesinde, bu merkezin server ını işlemcisini, ram ini, yazılımlarını herşeyini belli bir ücret karşılığında kullanabiliyor hale geleceksiniz. Bu şekilde elinizdeki ortalama bir bilgisayarla, yüksek verimde ve kalitede hizmet alıyor olacaksınız.
Dediğim gibi bu şimdilik bir proje. Öncelikle araştırmacılara ve bilim adamlarına açık olacak. Zaten keşfedilen sıradışı hizmetlerin öncelike bilime sonra ortalama kullanıcıya ulaştığı birçok kez görüldü. Bilim adamlarının ve araştırmacıların bu sistemi kullanarak daha etkin hale getireceğini, ortalama kullanıcıya son ve en iyi haliyle Cloud Computing hizmetinin ulaşacağını düşünüyorum.
Bu sistemin hayata geçmesindeki en önemli engel, internet bağlantısı olacaktır. Kurulacak küçük ağlarda bu problem fazla yaşanmayacaktır ama ağ genişledikçe bu ihtiyaç orantılı bir şekilde artacaktır.Dünyada hizmetin yaygınlaşması uzun zaman alacaktır. Bu hizmetin Türkiye'ye gelişi ise daha sonra olacaktır. Henüz Türkiye'deki bağlantı hızlarının Amerika'nın çok altında olduğunu ve internetin bile henüz tam anlaşılamadığını düşünürsek, bu gelişim için uzun yıllara ihtiyacımız olduğunu söyleyebiliriz.
Peki Intel, HP ve Yahoo neden bu işe girme kararı aldılar ve beraber hareket ediyorlar? Aslında beraber hareket etmelerinin en temel nedeni, her birisinin bu proje içindeki rollerde en iyilerden olması. HP bilgisayar sistemlerinde, Intel bu sistemler içindeki işlemcide, Yahoo ise ağ içindeki yazılım (web sitesi ve hizmetlerinde) dünyanın en iyilerinden. Bu şekilde güçlerini birleştirip, bu sistemi en iyi şekilde tasarlamak istiyorlar. Sonuç olarak kurulacak bu sistem, bir nevi Intel-HP-Yahoo tekeli olacak ve kendi ağları içinde bir Microsoft olacaklar. Yapacakları uygulamalar ve verecekleri ekstra hizmetlerden TTNet'e ADSL için ödediğimiz hizmet bedeli gibi ücret alacaklar.
Yukarıda bahsettiğim konular bir projenin ve detaylarının sadece şu an için görünen hali. Belki buz dağının altı yoktur, belki de tahmin ettiğimizden de büyüktür.

Konuyla ilgili çıkan haberler;
HP, Intel and Yahoo Team Up In The Clouds
Gartner Says Cloud Computing Will Be As Influential As E-business
IBM, Google, Universities Combine 'Cloud' Forces

1 Temmuz 2008 Salı

İnternet dünyasından kısa başlıklar

Microsoft'un yeni hedefi PowerSet: Yahoo'ya yaptığı tarihi teklifin red edilmesinden sonra Microsoft, Google'a rakip olabilmek için arayışlarını sürdürüyor. Şirketin yeni hedefi PowerSet'i satın almak. PowerSet semantic web anlayışını kullanarak arama motoru geliştiriyor. Hatırlarsanız bir yazımda semantic web den bahsetmiş, yeni web trendinin bu yönde gelişeceğini belirtmiştim. PowerSet hali hazırda, aranan kelimeyi veya cümleyi 'yorumlayarak' arama sonucunu veren bir site olarak çalışıyor. Sitenin kullandığı database şu anda Wikipedia ile sınırlı. Sanıyorum sistemin ve algoritmanın tamamen oturması için Wikipedia örneklem olarak seçilmiş (kanımca iyi bir seçim). Microsoft, PowerSet'i almak için 100 milyon $'dan fazla bir meblayı gözden çıkarmış. Ancak Yahoo'ya yapılan yaklaşık 45 milyar dolarlık teklifin yanında bu rakam okyanusta bir damla gibi kalıyor. PowerSet'in düşünen ve yorumlayan arama motoru çalışmasının başarıya ulaşacağı ve reklamların daha da ilintili olacağı düşünülürse Microsoft'un bu adımı gayet mantıklı görünüyor. Yine de Microsoft'un olası bir satın alma sonucunda PowerSet'e hakettiği değeri gösterip göstermeyeceği ayrı bir muamma, bekleyip göreceğiz.
BusinessWeek | Microsoft's Plan B for Search
eBay'e 63 milyon $ ceza: eBay üzerinden satılan sahte kozmetik ürünleri başına bela oldu. Fransız Louis Vuitton markasının eBay'e açtığı dava sonucunda davacıyı haklı bulan mahkeme eBay'i şirkete 63 milyon $ ödemeye mahkum etti. Firmanın şikayeti ise sahte lüks ürünlerin eBay üzerinden satılması ve bu durumun telif haklarına aykırı olmasıymış. eBay yetkilisi yaptığı açıklamada bu kararın telif hakları için kazanılmış bir zafer olmadığını, sadece Louis Vuitton'un kendi çalışmalarını korumak ve rekabeti dışlamak için yaptığı bir hamle olduğunu belirtti.
CNN.com/world business | eBay fined $63m for selling fake Louis Vuitton
Facebook, MySpace'i geçti: comScore'un raporuna göre Nisan ayı sonunda Facebook, MySpace'i tekil ziyaretçi (unique visitor) sayısında geçmeyi başardı. Açıkçası yakın gelecekte MySpace'in Facebook'a sıkı bir rakip olabileceğini düşünmüyorum. Facebook, sosyal ağ konusunda dünyadaki en iyi örneklerden birisi olduğundan belki de hakettiği değeri yavaş yavaş görüyor. ,Sitenin arka tarafında yeniliklerle siteyi her an güncel tutan iyi bir ekip çalışıyor. Örneğin, önümüzdeki dönemde iş ve okul ağları kapatılacak grupların önemi arttırılacak, online arkadaşları görme penceresi iptal edilip, chat yapılan alttaki çubuk üzerinden online arkadaşlar görülebilecek vs. Facebook, yaptığı yönetici transferleriyle de olduğu yeri sağlamlaştıracağa benziyor. Son olarak Netscape'in kurucularından Marc Andressen, Facebook yönetim kuruluna katıldı. Umarım Mark Zuckerberg, Marc Andressen'in Netscape'e yaptığını, Facebook'a yapmasına izin vermez (Nitekim yeni nesil internet kullanıcıları Netscape'in ne olduğunu bile bilmiyordur).
TechCrunch | Facebook Blows Past MySpace In Global Visitors For May

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Live.com üzerinden arama yapın, paranız cebinizde kalsın!

Başlık 'slogan' gibi dursa da, Microsoft'un geçtiğimiz günlerde açıkladığı kampanya'nın özeti aslında.
Microsoft, iş dünyasını yoğun olarak meşgul eden Yahoo teklifinden sonra Google'ı alt edebilmek için kolları sıvadı.
Başlatılan kampanya doğrultusunda, Live.com üzerinden belli bir ürün aratılıp, ürün satın alındığında Microsoft belli bir yüzdeyi size nakit olarak ödüyor. Mesela, Live.com üzerinden LCD arattınız ve ürünü örneğin Amazon.com üzerinden satın aldınız. Microsoft bu ürünün fiyatının belli bir oranını size nakit olarak ödüyor. Bu ödemeyi kullanıcılar doğrudan çek veya PayPal üzerinden alabiliyorlar. Anlaşmalı siteler arasında ise eBay, Sears ve Barnes & Noble gibi online perakendecilik pazarının devleri yer alıyor. 700 ün üzerinde site, 10 milyon civarında ürün ile kampanya başlatıldı.
Tabi amaç çok açık; kişilerin arama alışkanlıklarını Live.com'a kaydırmak. Aslında nakit ödeyerek bu konuda çok net bir tutum sergileyen Microsoft'un, fiyat değişiminden çabuk etkilenen müşteri kitlesini etkileyeceğini düşünüyorum.
Ancak yine de yolunda gitmeyen bazı şeyler var. Bill Gates kampanya ile ilgili yaptığı açıklamada "En iyi arama sonuçlarını göstermek istiyoruz, bu kampanya kullanıcıların belli bir arama türü yapmalarını ve karşılığını almalarını sağlayacak" diyor. Bu noktada, geri ödenecek nakitin en iyi arama sonuçlarını vereceği varsayımı ortaya çıkıyor ki, oldukça mantıksız.
Microsoft'un bu tarz kampanyalardan önce Google ile gerçekten kalite anlamında baş edebilecek bir Live.com yaratması gerekiyor. Algoritma ve diğer tüm özellikleri açısından Live.com, Google'ın çok gerisinde. Bu bağlamda, Microsoft'un Live.com üzerinde daha fazla çalışması ve kullanıcıları arama sonucu açısından tatmin etmesi gerekiyor ki, yapılacak kampanyalar sürdürülebilir olsun.Standard&Poors un analisti Scott Kessler şöyle diyor; "Kullanıcılar bu sistemle nasıl oynayacak? Belki de Google'da veya Yahoo'da ürünü arayacak, bulacak; ve belli bir kısmını geri almak için MSN üzerinden satın alacak.". Açıkçası, katılmamak elde değil. Kampanyanın sonuçları Live.com üzerinde nasıl bir etki yaratacak bekleyip göreceğiz, ancak daha temel çözümler üretilmesi Microsoft'un Google karşısındaki rekabeti açısından oldukça önemli diye düşünüyorum.

Kaynak;
Microsoft turns to cash to beat back Google

5 Mayıs 2008 Pazartesi

Fazla naz aşık usandırdı

Microsoft, Yahoo için yaptığı meşhur 45 milyar dolarlık teklifini geri çekti. Teklifi verdiği dönemde 1-2 hafta süre tanıyan Microsoft, şansını sonuna kadar zorladı diyebiliriz aslında. Gidip gelen yazışmalar, tehditler, diğer şirketlerle yapılan flörtler, bu dönem içinde Yahoo'nun beklenenden daha yüksek gelir rakamı açıklaması vs. Hiçbirşey ne Microsoft'un teklifini ne de Yahoo'nun bu teklife olan tutumunu değiştiremedi. Yahoo, teklifin verildiği ilk günden beri rakamın düşük olduğu yönünde diretti, Microsoft ise bu tekliften daha iyisini kimsenin veremeyeceğini belirterek tabir-i caizse "Yahoo 50 milyar dolarlık bir siteyse bile, bunu verecek kimse olmadığı için benim teklifime mahkumsun" demeye getirdi. Aslında ben hala teklifin gayet makul olduğunu düşünüyorum. Yazılarımda Yahoo'nun özellikle internetteki varlığı ve gelir modeli düşünüldüğünde geleceğinin bulanık olduğunu ifade etmiştim. Düşüncelerimde az da olsa haklı çıkarsam Yahoo Microsoft'un bu teklifine olan tutumu konusunda pişman olacaktır.
İnternet dünyası, aslında markalaşma ve markayı sağlamlaştırmak için oldukça elverişli bir mecra. Düşünüldüğünde Microsoft'un bu kadar parayı Yahoo'ya ödemesinden ziyade, Live.com'u "canlandırıp" bir Yahoo yapmayı deneyebilir veya yepyeni bir markayı devleştirebilir. Microsoft elindeki ürünü markalaştırabilecek, kabul ettirebilecek o kadar araca sahipken (Windows, Office, MSN messenger, .Net vs.) Yahoo'nun bu tutumunu kendisine gelmesi açısından bir fırsat olarak görmelidir. Yahoo neden Yahoo'dur? Neden Google bu kadar sevilmektedir? düşünmelidir ve ona göre hareket etmelidir.

İlgili yazılar;
Microsoft Yahoo için 45 milyar dolar ödemeye hazır...
Yahoo, Microsoft'un teklifini red etti!
Yahoo'ya düşünmesi için 3 hafta
Yahoo ve diğerleri
Tepede rüzgar sert esiyor

30 Nisan 2008 Çarşamba

Microsoft'tan Flash'a rakip; Silverlight

Macromedia Flash, bildiğimiz gibi yıllardır browserlarımızı renklendiriyor. Animasyon, 3 boyutlu efekt, oyun gibi birçok seçeneği internet kullanıcılarına sunan Flash'ın en sıkıntılı yönü, kodlama ve geliştirme sorunu. Flash, actionscript adı verilen, c-php kod ailesine daha yakın bir kodlama sistemiyle çalışıyor ve bu kodlama sistemini çözmek her yiğidin harcı değil. Kullanılan malzeme ve kodlanan nesnelerin görselliği düşünüldüğünde actionscript, diğer kodlama dillerinden biraz ayrılıyor. Flash'ın bu zorluğu piyasada actionscript bilen, iyi kodlayan kişi sayısını oldukça düşürüyor ve aslında actionscript bilen, kodlayan az kişinin olması biraz da hayalgücünü sınırlıyor (bence). Bir diğer animasyon ve görsel efekt platformu ise Java. Java da actionscript gibi az bilinen ve Flash'ın aksine daha az kullanılan bir programlama dili.
.Net 2005 ile Ajax teknolojisini .Net kullanıcılarının hizmetine sunan ve Ajax'ı çok daha kolay hale getiren Microsoft, görsel anlamdaki bu açığı iyi görmüş olacak ki, yeni ürününü piyasaya sundu. Bu ürün, Silverlight adı verilen browser tabanlı çalışan (yani javascript destekli) animasyon, 3 boyutlu grafik kodlama görüntüleme platformu. Silverlight kodlaması, piyasada yoğun olarak kullanılan kodlarla (javascript, C# vs.) yapılabildiği için internet sitelerinin görselliğinin önümüzdeki yıllarda daha da gelişeceğini söylemek mümkün.

Microsoft SilverLight web sitesi;
Microsoft Silverlight - Light Up the Web

Başvurulan kaynaklar;
Wikipedia.org

11 Nisan 2008 Cuma

Tepede rüzgar sert esiyor

Yahoo'nun Microsoft'un teklifini red etmesinden sonra her gün yeni bir gelişme, yeni bir iddia ortaya çıkıyor. Dün ekonomi haberlerinin başlıklarında yine Yahoo vardı. Yahoo, bu sefer AOL ve Google ile yaptığı görüşmelerle gündeme oturdu. Google ile 2 haftalık deneme reklam ortaklığı projesini yürütmeyi planlayan Yahoo için AOL ile yapılan görüşmeler şimdilik daha dikkat çekici. AOL da Yahoo gibi bir internet portalı olarak hizmet veriyor ve bir Time Warner şirketi. Microsoft ise bu gelişmeler karşısında sessiz kalmadı ve NewsCorp ile MySpace için görüşmelere başladı. Görünen o ki, web dünyasının büyümesi ve yeni fırsatlar yaratması, devlerin de iştahını kabartıyor. Henüz internette etkin olarak rol alamamış olan Microsoft'un, Facebook'la başlayan ve verdiği tekliflerle devam eden girişimleri bu gelişmelere açık bir örnek olarak gösterilebillir.

8 Nisan 2008 Salı

Yahoo ve diğerleri

Yahoo, Microsoft'un verdiği 3 haftalık süreyi tabir-i caizse umursamayarak, teklifi yeniden red etti. Yahoo'dan yapılan açıklamada teklifin düşük olduğu belirtildi. Ancak hissedarlar hala tedirgin, Yahoo'nun geleceğinden şüpheli ve Microsoft'un bu baskısı sonuçsuz kalırsa Yahoo, alacağı kararları iki kere düşünmek zorunda kalacak.
Yahoo bildiğimiz gibi şu anda en iyi e-mail hizmeti veren sitelerden birisi. Ancak popüleritesi sadece e-mail hizmetinden kaynaklanmıyor. Son yıllarda birçok alanda hizmet veren bir platform haline geldi. Haberler, finans sayfası, oyunları, messenger ı ve diğer tüm yan hizmetleriyle son yıllarda dünyanın en çok ziyaret edilen ilk 3 sitesi arasında yerini korudu.
Bu noktada düşünülmesi gereken aslında, Web 2.0'ın bu denli yaygınlaştığı, kullanıcıların internette daha fazla "var olmaya" başladığı bu dönemde Yahoo'nun
yeri garanti mi? Ya da başka bir deyişle, Yahoo'nun sunduğu bu hizmeti ve daha fazlasını sunacak bir platform ortaya çıkamaz mı? Kanaatimce, önümüzdeki yıllarda Yahoo'nun koltuğu sallanacak. Yahoo denince rakiplerinden Google, dolaylı rakiplerinden Microsoft (MSN, Hotmail, Live, Facebook) gibi dünya devleri akla geliyor. Kıyasladığımızda ise iki büyük devi de domine eden belli ürünleri veya özellikleri var. Mesela Google, arama motorunda rakipsiz, daha iyisi şimdilik yok ve bu özelliğini bir kaldıraç etkisi olarak kullanarak birçok alana yatırım yapabiliyor. Microsoft ise Windows ve Office gibi dünyanın büyük kısmının hergün kullandığı ürünleri satıyor. Bu özelliğiyle ayakları yere sağlam basıyor da diyebiliriz.
Durum böyle olunca Yahoo, yerini sağlamlaştıracak bir gücü elinde bulundurması gerekiyor. Şimdiye kadar bu güç e-mail gibi görünse de önümüzdeki yıllarda kullanıcıların interneti daha yoğun kullanmaya başlamalarıyla birlikte kişiler e-mail adreslerini değiştirebilir, farklılaştırabilirler. Aslında bu noktada belirtmek gerekir ki, Gmail ve Hotmail ne kadar yatırım yaptılarsa Yahoo'yu yerinden edemediler. Hotmail'dan ziyade Gmail bu konuda Yahoo için daha ciddi bir rakip olarak görülüyordu ve ilk defa sağladığı yaklaşık 2 gb alan ile aslında ayak seslerini duyurdu. Nedendir bilinmez, ister kullanım açısından ister kalite açısından, ister Google'ın yeterince yatırım yapmaması diyelim adına, Gmail bir türlü istenilen seviyeye ulaşamadı. Nitekim, Gmail logosunun yanında hala Beta yazıyor, henüz tümüyle yayına geçmedi.
Gmail önümüzdeki yıllarda pazarda daha etkin hale gelir mi, Google Gmail'a yatırım yapar mı, bekleyip göreceğiz. Ancak Google veya bir başkası Yahoo'nun elindeki bu gücü alabilir ve Yahoo geriye dönüp baktığında Microsoft'un teklifine yaptıları reddi bir pişmanlık olarak görebilir.

6 Nisan 2008 Pazar

Yahoo'ya düşünmesi için 3 hafta

Microsoft'un Yahoo için yaptığı yaklaşık 45 milyar dolarlık teklif, hala dünya ekonomi çevrelerinin yoğun ilgi gösterdiği başlıklardan birisi. Microsoft, teklifini hala geri çekmedi ve Yahoo'nun yatırımcılarının konuyla ilgili yaptığı baskı düşünülürse Yahoo için zorlu bir değerlendirme süreci başladı diyebiliriz. Microsoft, teklifi son olarak değerlendirip, kendilerine dönüş yapmaları için Yahoo yönetimine 3 hafta süre verdi. Microsoft CEO'su Yahoo yönetimine gönderdiği mektupta teklifin gayet makul olduğu, Yahoo'nun bu teklifi daha ciddi değerlendirmesi gerektiğini vurgulamış. Yahoo yönetimi ise acele ederek "kötü" bir teklife evet demek istemiyor. "Kötü" aslında nisbi bir ifade bu teklif için. Burada kastedilen, teklifin tüm detaylarıyla incelenip değerlendirilmesi. Bahsi geçen site dünyanın en popüler sitesi diyebileceğimiz e-mail pazarının hakimi Yahoo olduğu için Yahoo yönetimi için "evet" veya "hayır" kararı vermek pek kolay olmadı. Microsoft'un verdiği bu 3 hafta ise daha derin ve detaylı düşünüp karar vermeleri için son şans.

18 Şubat 2008 Pazartesi

Yahoo, Microsoft'un teklifini red etti!

Aşağıdaki haberde Microsoft'un Yahoo'ya yaptığı teklifi sizlere aktarmıştım. O yazıyı yazdığımda Türk kaynaklarda henüz bu haberle ilgili bir yazı bulunmuyordu. Sonrasında tabi gündeme bomba gibi düştü. (Webubble.com un wordpress e aktarımı biraz zaman alacağı için bu süre zarfında burada yazılarıma devam etmeye karar verdim)
Microsoft'un Yahoo için yaptığı 45 milyar $ lık teklif Yahoo tarafından red edildi. Yahoo, biçilen değerin biraz daha yükseltilmesi gerektiğini savundu ancak Microsoft yetkilileri konuyla ilgili "bu tekliften daha iyisini kimse yapamaz" yorumu yapmıştı önceleri. Bu yorum da Microsoft'un bir adım daha atmak için pek hevesli olmadığını gösteriyor.
Microsoft'un bu teklifi piyasalar tarafından spekülatif algılandı. Ancak bu teklif, Microsoft'un hisselerinin Aralık ayının ortalarından itibaren başlayan düşüşüne dur diyemedi. Microsoft'un bu hamlesi Google tarafından sert tepkiyle karşılaştı. Google Microsoft'u interneti himayesi altına almaya çalışmak ile suçladı. Teklifin internetin geleceği açısından kaygı verici olduğunu belirtti. Aslında bu tavır çok da sürpriz sayılmaz. Google gibi arama motoru pazarının %70 ine yakın payını elinde bulunduran bir dev, Microsoft gibi (Yahoo'yu alarak) pazar payını %30 a çıkarmış rakip istemiyor.
Her dev gibi Google'ın da liderlikten inme korkusunu bu şekilde görmüş olduk. Aslında bu ve benzeri hamleler Google'ın da kendini ve yerini sorgulaması açısından güzel.


Kaynak;
Google: Microsoft's Yahoo Bid "Troubling"

16 Ocak 2008 Çarşamba

Yeni ekonominin diğer adı; Vikinomi

Wikipedia, sıkça yardımına başvurduğum, dünyanın en büyük ansiklopedisi olarak görülen web oluşumudur. Web oluşumu diyorum çünkü wikipedia birkaç bilim adamının veya uzmanın hazırladığı bir ansiklopedi değil, dünyanın dört bir yanından insanların oluşturduğu bilgi hazinesidir. Wikipedia, bünyesinde 9,5 milyona yakın makale barındırmaktadır.
Wikipedia'nın 6 yıl içindeki bu inanılmaz büyümesi iş dünyasında değişen bazı şeylere işaret etmektedir. Artık çok önemli bir kavramın hüküm sürdüğü dünyada yaşamaktayız; kitlesel işbirliği. İlkokulda hayat bilgisi dersinde "imece"den bahsedilirdi. TDK'ya göre imece, "Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi." dir. Uzun yıllardır imece ile emek birliği yapan insanlar, artık internetin insanlara dünyanın her köşesini ulaşılır hale getirdiği bugünlerde dünya üzerinde imece yapmaya başladılar. Wikipedia, dünya üzerindeki imecenin en güzel ve en göz önünde örneklerinden biridir. Bir diğeri P2P (kullanıcıdan kullanıcıya) dosya transferleridir.
Aslında Web 2.0 felsefesi de bu anlayış üzerine kurulmuştur. Günümüzde Web 2.0 uygulaması diyebileceğimiz hemen hemen tüm web sitelerinin içeriği kullanıcılar tarafından oluşturulmuş, büyümüş ve büyümeye devam etmektedir. İnternetin sağladığı bu imkanın farkına varan şirketler, iş modellerine bu yeniliği yansıtmaya başlamışlardır. Örneğin, altın arama ve çıkarma konusunda uzmanlaşmış bir şirket olan Goldcorp'un sahibi, altın konusunda aradıklarını bulamadıkları bir dönemde katıldığı Linux konferansında kitlesel işbirliğinin farkına varmış, bu konuda birşey yapılabileceğini düşünmüştür. Şirketin altın arama ve çıkarma konusunda yaptığı tüm araştırmaların sonuçlarını web sitelerinde yayınlamış, en iyi çözüm önerisi getirene 500 bin dolar ödül vereceğini açıklamıştır. Mevzu bahis yıl 1990'ların sonu olduğu için ve bu tarz gizli bilgilerin herkesle paylaşılmasının pek de normal görünmediğinden fikir çok yadırganmış. Ancak gelen binlerce başvuru sonucunda kullanılan yöntemler sayesinde milyonlarca ons altına ulaşılmıştır. Şirketin büyüklüğü o zamanlar yüzbin dolarlar ile ifade edilirken, şu anda milyar dolarlar telafuz edilmektedir.
Bu örneğin yanı sıra, tıp alanında da benzeri uygulamalara raslamak mümkündür. Bir ilacın geliştirilmesi, bir tedavi yönteminin daha iyi hale getirilmesi gibi konularda dünya üzerindeki uzmanlar bilgilerini birleştirme yoluna gitmektedir.
Özel sektördeki bazı şirketler de bu gelişmelere kayıtsız kalmamıştır. Boing firması üzerinde çalıştığı bir uçak modelini dünya genelindeki yüzlerce iş ortağıyla birlikte online olarak tasarlamıştır. Böylelikle tüm kullanıcıların satıcıların mühendislerin katılımıyla daha kusursuz bir makine yaratılmıştır.
Kitlesel işbirliği günümüz iş dünyasının vazgeçilmez unsurlarından biridir. Tüm bu anlatılanlar doğrultusunda Wikipedia'nın örnek gösterilerek adı konmuş ekonomi dünyasının yeni adı; Wikinomics (Vikinomi)'dir. Geleneksel hiyararşik yönetim yapısı ve iş dünyası, kitlesel işbirliği ve sıfıra yakın hiyararşi karşısında güçsüz kalacaktır; tıpkı Microsoftun zamanla Google karşısında güçsüz kalması gibi.

*Bu yazı, Vikinomi (Wikinomics) kitabından esinlenerek yazılmış, kitaptan örneklere yer verilmiştir.

29 Aralık 2007 Cumartesi

Teknoloji dünyası için 2007: facebook.com

1 sene önce bir arkadaşımın daveti üzerine üye olduğum facebook'u daha ilk günden çok sevmiştim. Birçok farklı özelliği bünyesinde barındıran site hem gözü yormuyor, kullanımı rahat hem de kişisel gizlilik sınırlarını tümüyle kendiniz belirleyebiliyorsunuz. Bu noktada, Türkiye'deki diğer sosyal ağ (social network) sitelerini düşündüğümüzde (ki bu sitelerin en gözdesi Yonja.com idi) facebook'un çok daha farklı ve güvenilir olduğu söylenebilir. 'güvenilir' derken aslında şunu kastediyorum; facebook'taki network (ağ) sistemi sayesinde sahte hesapların açılması büyük oranda önlenmiş (tabi ki istisnalar var). Bir şirkette çalışıyorsanız, isminiz@sirketinizinadresi.com şeklinde mail adresiniz varsa ve şirketiniz facebook veritabanında kayıtlı ise, şirketinizin network'une üye olabiliyorsunuz. Bu network sayesinde, iş arkadaşlarınızı çok daha yakından tanıyabiliyor, iletişime geçebiliyorsunuz.
Bu ve bunun gibi facebook'u diğerlerinden ayırt eden birçok farklılık sayesinde, sitenin 2007 yılında popüleritesi en yüksek seviyeye ulaştı. Tabi bu durum, Google, Yahoo ve Microsoft gibi bilişim ve internet dünyasının büyük oyuncularının gözünden kaçmadı. Hatırlarsanız birkaç sene önce Yahoo, Mark Zuckerberg'i sabah saat 8 gibi aramış, yaklaşık 1 milyar dolarlık bir teklif sunmuş, bu teklif Zuckerberg tarafından reddedilmiş, gerekçe olarak ise sabahın çok erken saatinde rahatsız edilmesini göstermişti. Ancak 2007 yılı içinde Microsoft, facebook'un %2'ye yakın hissesini 240 milyon dolara satın aldı ve facebook'un piyasa değeri belli oldu: 15 milyar dolar.
BBC News Teknoloji ekibinden Jane Wakefield yılın en önemli teknolojik gelişmesi olarak facebook'u gösteriyor. Facebook'un özellikle iletişim alanında büyük yenilikler getirdiğini düşünen Wakefield, zaten internetin en önemli fonksiyonun iletişimi kolaylaştırmak olduğunu söylüyor ve bu noktanın iyi kullanıldığı için facebook'un çok sevildiğini vurguluyor. Ancak tek bir endişesi var, o da facebook'un anında mesajlaşma (instant messaging) programları gibi (msn, yahoo messenger, google talk vs.) bir müddet sonra yavanlaşması ve yenilikten uzaklaşarak tekdüzeleşmesi.

Kaynak;
BBS NEWS | Technology - The technology with impact 2007